ÖNSÖZ 
CAZIN DEVLERİ 
CAZ ÇALGILARI 
CAZIN EVRELERİ 
CAZIN ÖZELLİKLERİ  KRONOLOJİ  KAYNAKCA 

 

CAZIN GEÇİRDİĞİ EVRELER

Yirminci yüzyıl boyunca kesintisiz olarak süregelen cazı aslında dönemlere ayırmak oldukça güçtür. Çünkü geçişler belirli bir tarihte olmamış, yeni bir dönem yavaş yavaş geli-şirken, bir önceki dönem de varlığını sürdürmeye devam etmiştir (8).

Aynı şekilde cazın başlangıcı için de kesin bir tarih verilememektedir. 19. yüzyıl ikinci yarısında, Amerikan iç savaşından sonra hurdaya çıkan borozan ve diğer nefesli sazları zenciler ucuz fiyata satın alarak iş çıkışında eğlenmek için kullanmıştır. İçlerinden müzisyen olabilenler ise ırk ayrımı nedeni ile ancak genelevlerde, gangsterlerin işlettikleri gece kulüple- rinde çalabilmiştir (8).

Başlangıç dönemi
Zencilerin en yoğun olduğu New Orleans' ta doğan caz, Mississipi nehrindeki gemilerde çalan müzisyenler tarafından Amerika' nın içlerine yayılmıştır. Bilinen ilk caz parçalarını Buddy Bolden (trompet) ve Jerry Roll Morton (piyano) yapmıştır (1895-1905) (2, 3, 8). Chicago' da ilk kez beyazlar tarafından kurulan bir grup olan Original Dixieland Jazz Ban d konser ve plakları ile cazı dünyaya tanıtmıştır (1917) (2, 3, 8).

Hazırlık dönemi (preklasik dönem)
King Oliver
ve onun yanında yetişen Louis Armstrong cazın ilk önemli müzisyenleridir (3, 8). Birinci Dünya Savaşından sonra başlayan ve 1932 yılına kadar süren devirdir. Bu dönemde ‘ big band ' adı verilen büyük orkestraların temeli atılmıştır. Bu yıllarda bazı klasik müzik bestecilerinin (Gerschwin, Milhaud, Stravinski) caz etkisinde eserler verdiğini görüyoruz (5, 7, 8).

Klasik dönem
1932-45 arası cazın en parlak devridir. İlk defa bu dönemde caz dans müziği olmuş, ‘ swing ' sözü kullanılmış ve dönemin sembolü olarak kalmıştır. Bildiğimiz anlamda cazın bütün temelleri bu devirde atılmış, genç yetenekli müzisyenler yetişmiş, şahane orkestralar kurulmuştur. Besteler daha çok halk şarkısı kalıbı ile yapılmıştır. Bu devrin en önemli yıldızları Louis Armstrong, Duke Ellington, Benny Goodman ve Count Basie , en önemli şarkıcıları ise Ella Fitzgerald, Billy Holliday ve Nat King Cole idi (5, 8).

Bebop (bop)
1945 yılından itibaren Dizzy Gillespie (trompet), piyanist Thelonius Monk, davulcu Kenny Clark ve gitarcı Charlie Christian ve Charlie Parker Minton's Playhous adlı gece kulübünde program sonrası sabahlara kadar yaptıkları ‘ jam session ' larda bu dönemi yaratmıştır. Bu dönemde ritmin swing devrine göre değişiklik gösterdiğini görüyo-ruz. Kontrbas başlı başına melodik bir ritm aleti fonksiyonunu üstlenince davul serbest kala-rak daha esnek kullanılmış, ölçü aralıklarını dolduran, ritm hattının cümlelerini tamamlayan bir enstrüman olmuştur. Bu dönemde blues kalıbı öne çıkmış, ancak ölçü sayısı arttırılmıştır. Armoni bakımından ise akor sayısının arttığını görüyoruz. Bebop, bilgi ve büyük teknik gerektirdiği için herkes tarafından çalınamıyordu (8).

Cool Caz
1950' lerde piyanist Lennie Tristano ve trompetçi Miles Davis tarafından yaratılmıştır.. Aynı yıllarda batı sahillerinde (West Coast) piyanist Dave Brubeck , alto saksofoncu Paul Desmond , trompetçi Chet Baker gibi beyaz müzisyenler benzer bir tür müzik yapıyorlardı. Burada heyecanlı ve ateşli çalışın yerini hafif tempolu, vibratosuz, dişi bir ton almıştı. Melodinin müthiş şiirsel üslubu vardı ve ritmin önüne geçiyordu. O güne kadar çok az kullanılan korno ve tuba gibi aletler ise ritm hattını oluşturuyor, özellikle pes sesler akordeon gibi açılıp kapanarak kullanılıyordu (8).

Hard Bop
1960' lı yıllarda davulcu Art Blakey , piyanist Horace Silver , kontrbas virtüözü Charles Mingus ve Sonny Rollins (saksofon) gelişmekte olan rock müziği ile rekabet edebilmek için bopu basitleştirdiler. Önce ritmi değiştirerek swinge, hatta ‘ ritm and blues ' a geçip sert vurgulu ritmler seçtiler. Melodi hattında ise en uç vibratolu, kilise müziği ve blues karışımı dans müziği doğ-du. hard bopun diğer önemli isimleri idi.

Bu dönemde ‘ funk ' ve ‘ soul ' denilen türlerin çıktığını, swingin ‘ mainstream ' adı ile yeniden dönüş yaptığını görüyoruz (1,2, 3, 8).

Free Jazz
1960' larda Ornette Coleman ve John Coltrane öncülüğünde savaşı, ırkçılığı protesto eden politik mesajlar veren yeni bir caz modası çıktı. Her şeyin serbest olduğu bir çalış şekli idi. Yani altta belirli bir armoni ve ritm yoktu. Ölçü sayısı serbestti. Hiçbir zaman popüler olamadı (8).

Bu dönemde Brezilya' lı Antonio Carlos Jobim (piyano ve gitar) ve Joao Gilberto (gitar) tarafından ortaya çıkarılan ve yayılan ‘ bossa nova ' da ilgi çekmişti. Stan Getz' de Brezilya' lı kadın şarkıcı Astrud Gilberto ile bossa nova yaparak yeniden müzik piyasasına girmişti (8).

Fusion
Rock' ın önlenemeyen yükselişi caz müzisyenlerini yeni arayışlara itiyordu. Bop, ritm and blues, klasik batı müziği gibi türler birleştiriliyor, moog synthesizer ve diğer elektrikli enstrümanlar ile çalınıyor ve elektronik efektler bolca kullanılıyordu. Biraz da tica-ri kaygı ile yapılan bu müzik şiddetli eleştiriler de alıyordu (1, 2, 3, 6, 8, 9).

Miles Davis her zaman olduğu gibi bu döneme de imzasını atmayı bildi. Freddie Hubbard (trompet) da onun gibi fusionu denedi (3, 8).

Bu arada caz müziğinin klasik müzikle yarışı da sürüyordu. ‘ Avant-garde ' olma telaşı ile genç cazcılar atonal ve formsuz bir türe yöneldi (8).

Fusion artık cazı değiştirmeye başlamıştı. 80' li yılların sonlarına gelindiğinde ortada pek caz kalmamıştı (3, 8).

Bugünün Cazı
Dünyayı kasıp kavuran rock ' ın harareti 90' lı yıllarda sönmeye başla-yınca neredeyse 10 yıldır adı bile anılmayan caz hayata döndü. Eski plaklar yeniden satılmaya başlandı. Caz sözcük olarak da arabalara, giysilere ve parfümlere marka oldu (3).

Charlie Parker ve Lester Young' ın hayatını konu alan filmler, şarkıcı Betty Carter ' ın Billy Holiday' i hatırlatan gösterisi ile ilgi ile izleniyordu (3).

Bugün bir yandan Pat Metheny (gitar), Keith Jarrett, Chick Corea, Harbie Hancock, Cecil Taylor, Kenny Kirkland, Joe Zawinul (piyano), Wynton Marsalis (trompet) , Steve Coleman (saksofon), Jeffrey Watts (davul) gibi tekniği çok güçlü genç müzisyenler, bir yandan da Dexter Gordon, Art Blakey, Horace Silver, Joe Henderson, Woody Show gibi eski yıldızlar dinleniyor (3).

Miles Davis' in ölümünden sonra piyasaya çıkan “doo bop”, ‘ hip hop ' dans ritmi ile ‘ rap ' vurguları arasında dolaşıyordu (3).

Hızlanan iletişiminin kültür alışverişini arttırması ile yer yüzü müzikleri iç içe geçme-ye, yöresel müziklerin caz yorumları yapılmaya başlandı. Örnek: Jan Garbareck (Norveç), Peter Brotzman (Almanya), John Surman (İngiltere) (3).

Caz bugün süratle değişen dünyaya uyum sağlamayı başararak uluslararası bir dil olmuştur. Her zamankinden daha bilinçli ve istekli milyonlarca insan bu dili konuşmaktadır (3).