Ana Sayfa
Önsöz
Hayatı
Düşünce Tarihi
Rönesans
Güzel Sözler
Defterler1
Defterler2
Çizimler
Resimler
Kaynakça

 


İSA' NIN VAFTİZ EDİLMESİ (22)

Leonardo, ustası Verrocchio' ya ait olan bu resimde soldaki iki melekten birini, meleklerin üzerindeki kırsal manzaranın bir kısmını ve İsa' nın kendisini yapmıştır. Leonardo' nun tekniğinin tartışılmaz üstünlüğü söylentilere göre Verrocchio' nun resmi bırakmasına, daha sonra sadece heykeltraşlıkla uğraşmasına neden olmuştur (5, 6, 7, 9).

Soldaki iki melekten sırttan görüleni Leonardo' ya aittir. Başı bir bükülme hareketi ile İsa' ya yönelmiş, kendinden geçmiş bir şekilde vaftizi seyretmektedir. İlk defa dini bir resim-de meleğe koyu renkli kumaştan elbise giydirilmiştir. Oysa Verrocchio' nun yaptığı sağdaki melek klasik tarzda parlak mavi elbise giymektedir. İki meleğin başları arasında da farklılık görülmektedir. Vaftizci Yahya' nın kaba hatlarının tersine, İsa' nın çizgileri çok incedir. Göz kapaklarının ağırlaşmasının çizimi de Leonardo' ya aittir (5, 6, 9).

Resmin röntgeni çekildiğinde Leonardo ile Verrochio'nun teknikleri arasındaki fark belirgin olarak görülür. Usta, kenarları beyaz bir belirleyici ile ayırmış, Leonardo ise beyaz ile karışmayan ve röntgende görülmeyen çok ince fırça darbeleri uygulamıştır (röntgende onun yaptığı meleğin yüzü görülmez) (1, 5). Leonardo ilk kez tutkal boya yerine yağlı boya kullanmış ve başkalarının başladığı bir tabloya önemli değişiklikler getirmiştir. Bu resim Annunciation ile birlikte Leonardo' nun resminin gelişimi konusunda temel oluşturur (1, 5, 9, 10).

 





MERYEM'E MÜJDE (10)

Puslu arka plan, detaylı botanik çalışmalar, parlak bukleli saçlar maestronun uslubu- nun ilk işaretleridir (1). Meryemin önundeki rahlenin kabartmaları ile dokuma gibi işlenmiş kır çiçekleri bir bütünlük oluşturur (5). Arkadaki manzarada üç ayrı kısım mevcuttur. Gün ışığının gelişini önleyen ağaçlar üçlü gruplar halinde sıralanmıştır. Sağda arkada ise yine bulutlara doğru uzanan kayalık dağlar ve liman manzarası görülmektedir. Arkadaki manzarayı öndeki mistik ögeden ayıran eşik, meleğin yüzü, kutsal işareti yapan sağ eli ve sol elinde tuttuğu leylaklar iyi seçilebilsin diye kesintiye uğratılmıştır (5).

Meleğin ve Meryemin üzerindeki kumaşlar Leonardo' nun resimlerinin belirleyici özelliğidir. Leonardo, bu özelliğini resme ilk başladığı zamanlarda killi topraktan modellere ıslatılmış ve yağlı boya ile boyanmış kumaşlar giydirdikten sonra yaptığı çizim çalışmaları ile kazanmıştır (5).

Meleğin bukleli saçları, İsa' nın Vaftizi' nde solda yer alan meleğin saçlarına çok benzemektedir. Leonardo, “Resmin Kitabı” nda tanımladığı birçok kuramını daha bu ilk resimlerinde uygulamaya başlamıştır. Havanın kendine özgü bir kalınlığı ve rengi olduğunu, hiç bir zaman saydam olamayacağını vurgulamaya çalışmıştı (5, 6, 7, 9).

eryem' in sağ kolunun perspektifindeki yanlışlık, arkasındaki binanın kaba mimarisi resme katılan daha başka acemi sanatçıların da mevcudiyetini düşündürmektedir (5, 6, 9).

 





GINEVRA BENCI' NİN PORTRESİ (25)

Medicilerin bankalarının yönetimindeki Benci ailesi, Leonardo' nun yakın arkadaşı idi. Bu küçük tabloda teknik, üslup ve anlayışın mükemmel uyumu dikkati çekmektedir. Fe-lemenk portreleri tarzında, yağlıboya ile tutkal karıştırılarak yapılmıştır. Resmin alt kenarı kesilmiştir. Objenin vücudu resmin ön planında, eğik duruşta, başı izleyene dönüktür. Gözle- ri kayıtsız bir şekilde ileriye bakmaktadır. Başın arkasındaki ardıç ağacı (doğruluk ve erdemi temsil eder) çelenk görünümündedir. Metalik parlaklıkta bukleli saçlar, sadelik ve hareket-sizlik, koyu ya da silik silüetlerle dolu manzara nedeni ile artık herkes tarafından Leonardo' ya mal edilmektedir (5, 9).

Portrede Ginevra Benci' nin dillere destan gülümseyişi görülmemektedir. Üst düğ-mesi iliklenmiş yarı saydam gömlek, birkaç parmak dokunuşu ile gerçekleştirilmiş olağanüstü bir ayrıntıdır (5).

 



 
 


MÜNECCİM KRALLARIN TAPINMASI (18)

Kökten özerk ve devrimci ilk tablosudur. Yüzeydeki bozukluklar nedeni ile güç anlaşılır hale gelmiştir. Sağdaki kişiler arasında Dante bile görülür. Müneccim krallarla Mer-yem' in oluşturduğu piramidin ortasında çocuk İsa' nın canlılığı görülmektedir. Onun çevre-sinde krallar çobanlar, melekler, atlılar Tanrının görünmesini simgeleyen geniş hareket içeri- sinde kıpırdanmaktadır. Yüz ifadeleri ve beden hareketleri ile ışık-gölgeleme tekniğindeki ustalık resme olağanüstü bir canlılık kazandırmaktadır. En değişik durumlar beklenmedik açılardan ele alınmıştır (5, 6, 9).

Leonardo, San Donato manastırı tarafından ısmarlanan bu tabloyu 30 aydan daha kısa bir sürede bitireceğine söz vermesine rağmen tamamlamadan Milano' ya gitmiştir (5, 6, 7, 9).

 





ST. JEROME (AZİZ HYERONYMUS) (20)

1482' yılında yapılan bu resim iki parça halinde (biri antikacıda sandık kapağı ve diğeri ayakkabı tamircisinde tabure olarak) bulunmuştur. Dikkatli incelenirse kafanın bulun-duğu bölümün sonradan yapıştırıldığı farkedilir. Küçük kayalıklar içeren kıraç bir yerde (çölde?) pişman vaziyette dolanan Hyeronymus betimlenmiştir.

Figür, yüzünde acı bir ifade ile, diz çökmüş halde resmin tam ortasında durmaktadır. Sol eli ile cübbesinin yakasını tutmuş, sağ elindeki taşı atmaya hazırlanmaktadır. Göğsünde kendisine acı veren yaranın kanı ile ıslanmış geniş bir bandaj mevcuttur. Önünde bir zaman-lar pençesinden diken çıkardığı sevgili aslanı, ağzını açmış oturmaktadır. Muhtemelen Flo-ransa' da altar resmi olarak başlanmış, ancak diğerleri gibi bu da tamamlanmamıştır (5, 9) .

 





KAYALIKLAR MERYEMİ (17)

Leonardo' nun, Milano' da bilinen ilk kompozisyonudur. Epey karmaşık metafizik bir resimdir. Leonardo' nun Tapınma' da bitmediği için dile getiremediği estetik görüşlerinin bir örneğinidir. Daha sonra Lombardia' da açılan Leonardo okulunun biçemini oluşturacaktır. Sahneyi karanlıkta bırakarak sadece kişiler üzerine vuran ışık, resme ruhani bir anlam kazan-dırmaktadır (5).

İki versiyonu vardır: 1483-86 yılları arasında yapılmış olan Louvre' daki tablo kesin-likle Leonardo' nundur. 1493-1508 yılları arasında yapılmış olan ve Londra' da bulunan tab-lonun ise elden geçirilmiş olsa da büyük bir kısmı Leonardo' ya aittir (5, 6, 9).

Mağaranın karanlığa boğulmuş olması, o güne kadar yapılan dini resim tekniğine tamamen zıt bir özelliktir. Londra versiyonundaki dört kişi geometrik piramit biçimine göre dizilmiş olup bu konumları ile bir haç çizerler. Her öğenin üzerine düşen ışık, hareketlerle birlikte nefis bir dinamizm yaratmaktadır. Sanat tarihçisi Berenson' a göre sağdaki melek dünyanın en güzel kadın yüzüdür. Bakışı tablonun dışına izleyiciye doğru, ama izleyicinin algısının ötesine yönelmiştir. Meryem' in eli sanki birşeyi havalandırmaya çalışıyormuş gibi törensel bir hareket yapmakta, meleğin eli ise bir yeri işaret etmektedir (daha sonra yaptığı Vaftizci Yahya' nin eli gibi). Paris' teki tabloda kompozisyonun bütününün merkezinde Meryem' in göğsündeki yirmi incili, karanlık bir aynayı andıran broş yer alır. Oysa Londra' dakinde bu broş bulunmaz. Mağaranın zeminindeki nemli toprağın bağrındaki çiçekler bilginin doğduğu ve gizlendiği yeri betimler. Kayalı göçük ve uzakta kaybolan dağlar resme bir zaman-mekan sonsuzluğu kazandırmakta kutsal olayın sahnesini oluşturmaktadır (5, 6, 9).

1483 yılındaki sözleşmede öngörülenlere uymayan resim Leonardo' nun aykırı düşün-celeri olduğu kanısını uyandırmıştı. Yirmi beş yıl boyunca Leonardo ile, resmi ısmarlayan Milano San Francesco Grande' deki Meryem Ana Tarikatı arasında dava konusu olmuştur (5).

 



 
 


CECILLIA GALLERANI (KAKIMLI* KADIN) (32)

1490' yılında Leonardo tarafından yapılmıştır. Magripli Ludovico' nun 17 yaşındaki metresi- nin resmidir. Portre türüne köklü bir yenilik getirmektedir. Üzerinde yapılan çalışmalar yüzünden fondaki ışık oyunları yok olmuş, imza “Winci” şeklinde atılmış, süslerin geometrileri değişmiş, saçın doğallığı, kolyenin, sol elin şekli ve sağ elin parmakları bozul- muştur. Ama bütün bunlar resmin bilgiye dayanan inceliğini silmeye yetmemiştir. Resme bakanın üzerinde Mona Lisa' dan daha büyük bir etki bırakır. Kakımın sarmalından değişik bir sarmalla dönen kadın resmi portre sanatında kesinlikle bir yeniliktir (5, 6, 9).

*kakum, kakım (veya ermin): Gelinciğe benzeyen, kürkü değerli memeli bir hayvan

 





SON AKŞAM YEMEĞİ (19)

Magripli Ludovico tarafından Santa Maria Delle Grazie manastırı yemekhanesi için ısmarlanmıştır. Sanatçının tamamlayabildiği birkaç resimden biridir. Daha Leonardo hayatta iken yıpranmaya başlaması, renklerin doğallıklarını kaybetmesi inanılmaz bir talihsizliktir. Bunun da nedeni Leonardo' nun salondaki rutubeti hesaplamadan değişik bir boyama tekniği uygulamasıdır. Ancak bu hali ile bile, insan dehasının büyük mucizelerinden biridir (2, 8).

Rahiplerin uzun yemek masalarının bulunduğu salonun bir duvarını boydan boya kap-layan, dört metre genişliğindeki bu başyapıt, ilk açıldığı gün müthiş bir heyecan uyandırmıştı. Salonun doğal ışığı yemek masasının tam üzerini aydınlatmakta, perspektifle birlikte, resme sanki salonunun uzantısıymışçasına bir derinlik kazandırmaktadır (2).

Kompozisyonun iç mekanlara taşınmaya başlandığı ilk resimlerden biridir (4). Santral perspektif kurallarına göre yapılmış olup orta çizgi İsa' nın sağ gözünden geçer. Bu duruş aynı zamanda İsa' nın manevi konumunu da betimlemektedir (4, 9).

İsa' nın son akşam yemeğinde havarilere “İçinizden biri bana ihanet edecek” dediği anı anlatır. İsa masanın ortasında sakin bir şekilde yalnız olarak oturmaktadır. Kendisini ikili üçlü gruplar halinde çevreleyen havariler bu sözü nedeni ile şaşkınlık içerisindedirler. Masa-nın en solundaki Bartholomaus heyecanla ayağa fırlamış, yanındaki Jacobus Minör ve Andre-as ise ellerini havaya kaldırmıştır. Peter de ayağa kalkmış, masanın ortasına doğru kızgınlıkla bakmaktadır. Hain Judas hayretle geriye fırlamıştır, sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini tutmaktadır. Judas daha önce yapılmış olan tüm Son Akşam Yemeği resimlerinin aksine masanın önünde değil, diğer havarilerle birlikte arkasında durmaktadır. Yanındaki Johannes ise henüz hainin kimliğini bilmediğinden gayet sakin, ellerini birleştirmiş bir şekilde oturmaktadır. Yine resmin sağındaki havarilerin her biri değişik bir hareket yaparken zaman durmuş gibidir (2, 5, 6, 9).

Masa örtüsü ve tabaklar üzerindeki desenler izleyenleri hayrete düşürücek kadar ayrıntılar içermektedir. Masa üzerindeki yiyecekler ise enfes natürmort örnekleridir (5, 6, 9).

. . .VE BİR ÖYKÜ (37)

Leonardo, Son Akşam Yemeği' ni yapmayı düşündüğünde, iyiliği temsil eden İsa' yı, ve kötülüğü temsil eden Yahuda' yı betimlemek için model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Koroda şarkı söyleyen bir genci, İsa' nın tasviri için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.

Aradan üç yıl geçtiği halde Son Akşam Yemeği hala tamamlanamamıştı. Leonardo, Yahuda için kullanacağı modeli günlerce aradıktan sonra, sarhoşluktan kaldırım kenarına yığılmış, vaktinden önce yaşlanmış, paçavralar içinde genç bir adam buldu.

Yardımcıları adamı güç de olsa kiliseye taşıdılar ve orada ayağa diktiler. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resmetmeye başladı.

Leonardo işini bitirmek üzere iken, berduş yavaş yavaş ayılarak gözlerini açtı ve hari-ka duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:

“Ben bu resmi daha önce gördüm”.

“Ne zaman?” diye sordu Leonardo. O da şaşırmıştı.

“Üç yıl önce... Elimde avucumda olanı henüz kaybetmemişken. O sıralarda bir koro- da şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa' nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti.”

“İyi ve kötünün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.”

 





LA GIOCONDO (MONA LİSA) (13)

Sanat tarihinin en çok tanınan resmidir. Leonardo' nun evren ve sanat konusundaki düşüncelerinin bir özetidir. Yıllarca Napoleon' nun yatak odasını süslemiş, daha sonra gö-türüldüğü Louvre müzesinden çalınmış, ancak iki yıl sonra İtalya' da bulunmuştur. Geçtiği-miz yıllarda eli bıçaklı bir deli tarafından saldırıya uğramıştır ( 5, 6, 7, 9).

Modelin kim olduğu henüz tam olarak aydınlatılamamıştır: Francesco del Giconda' nın karısı olduğu düşünülmektedir. Daha önce taslağını yapıp yarım bıraktığı Isabelle d' Este' nin resmi de olabilir. Çünkü ellerin duruşu, kostümün omuz dekoltesi ve saçların dökü-mü taslaktaki ile büyük benzerlik göstermektedir. Leonardo' nun kendisinin kadın halinin otoportresi olduğunu savunanlar da vardır. Bunlar sipariş bir resmin sahibine verilmemiş olamayacağından yola çıkarlar (7, 9).

İzleyene bakan, hafif dönük vaziyette oturan yarım insan figürü, arkadaki manzaradan “ Meryem' e Müjde” de olduğu gibi alçak bir eşik aracılığı ile ayrılmaktadır (6, 9). Objenin yüzüne sanki ayrı bir kaynaktan vuran ışıkla birlikte arkadaki manzara tabloya üç boyutlu imiş gibi bir derinlik kazandırmıştır (2, 6, 9). Mona Lisa' nın yüzünde hüzün, mutluluk, alaycılık gibi değişik ifadeler birarada gizemli bir tebessüm oluşturmaktadır. Bunun nedeni ağzın ve gözlerin köşelerinin özellikle gölgede bırakılarak belirsizliğe daldırılmasıdır (2).

Ellerin zerafeti ve güzelliği tabloyu ön plana çıkaran bir başka özelliğidir. Akıl almaz ayrıntılar üzerinde titizlikle durulmuştur: Şeffaf bir tül, objenin saçlarını örtmektedir. Koyu renkli sabahlığın dekolte yakasının ince nakış işlemesi ve uzunlamasına büzgüleri ile daha ağır bir kumaştan hardal renkli kolları donuk bir şekilde ışıldamaktadır. Arkadaki manzarada her zamanki gibi sfumato tekniği uygulanmıştır (2): Kayalık dağlar yeşil-mavi gökyüzü içe-risinde kaybolmakta, bu da resme sanki üç boyutlu imiş gibi derinlik duygusu kazandır- maktadır. Resmin sağ ve sol yarımındaki manzaralar aslında devamlılık göstermemektedir. Solda bir patika yol dolanmakta, sağda ise kurumuş bir nehir üzerinde köprü görülmektedir (Arezzo yakınlarındaki Buriano köprüsü olabilir) (5, 6, 7, 9). Sağda ufuk çizgisi daha alçak-tır. Bu sayede figürün sağ yarımının ince uzun, sol tarafının ise daha kısa toplu görünmesi sağlanmıştır (2).

Mona Lisa' nın , Leonardo' nun otoportresi olduğunu ileri sürenler, bilgisayar tekniği ile her iki resmi birbirine monte etmişlerdir (26). Bunun gibi daha yüzlerce Mona Lisa konulu resim yapılmış ve yazı yazılmıştır (5).

Ancak, tartışılamayacak tek gerçek Mona Lisa' nın Leonardo' yu ölümsüzleştirdiğidir (2).

 




 
 


AZİZ YAHYA (12)

Yapım zamanı ile üzerindeki tarih arasında uyumsuzluk vardır. Ancak resim tekniği Leonardo' nunki ile benzeşmektedir (objenin duruşu, gölgeme tekniği, yüz ifadesi ve bukleli saçlar ile el işareti gibi). Aziz Yahya, adeta cam filtreler kullanılarak meydana getirilmiş karanlıktan, aydınlığa doğru fırlamış gibidir. İçe kapalı ve kadın-erkek arası, hatta şeytansı görünümü ile XIX. yüzyılda şairlere ilham kaynağı olmuştur. Resim, Leonardo' nun bulmacaya dayalı şiirsel anlayışının zirvesidir (5).

 





AZİZE ANNA, MERYEM VE ÇOCUK İSA (10)

Leonardo, Floransa' da Annunziata manastırı için ısmarlanan bu resme, büyük ilgi çeken taslağını yaptıktan yıllar sonra yeniden başlamıştır. İsa' nın bir yaşlarındaki hali resme-dilmiştir: Meryem, annesi Azize Anna' nın kucağından öne doğru eğilip kuzuyu kucaklamak isteyen İsa' yı çekmeye çalışmaktadır. Azize Anna ise hafifçe doğrulmuş Meryem' e engel olmak ister gibidir. Anna İsa' nın acı çekmesine karşı olan kiliseyi temsil etmektedir (1, 5, 6, 7, 9).

Azize Anna' nın ayakları ile Meryem' in görünen tek ayağı ve her ikisinin vücutları birbirine karışmış gibidir. Figürlerin ayaklarının altındaki çakıllı kumun işlenişi Leonardo' nun doğayı resmetme yeteneğinin doruğa çıktığı yıllara uyar. Arkadaki manzara ise kendine özgü tanımlamaları içermektedir (sisler içerisinde kaybolmaya çalışan çıplak kayalık dağlar, atmosferin özgün rengi ve ağırlığı gibi).

 





ÇÖLDE AZİZ YAHYA (10)

Son resimlerinden biridir. Leonardo tarafından Aziz Yahya olarak yapılmışken, XVII yüzyılda rötüşlar ile değiştirilerek Bakhüs (şarap mabudu) eklenmiştir. Resimde artık Tapın-ma ve Son Akşam Yemeği' ndeki dinamizm ve heyecanlı hava geride kalmıştır. Kaygı verici göndermelerin yoğunlaştığı donmuş gibi hareketler söz konusudur. Manzara yine Leonardo' ya özgü özellikler taşımaktadır (5, 6, 9).

 



 
 


ANGHIARI SAVAŞI (16)

Leonardo bu resmi de tamamlanmadan bırakmış, yaptıkları ise kullandığı malzemenin kötü olması (bazılarına göre yangın) nedeni ile tamamen bozulmuştur. Ancak Leonardo' nun özgün resminin rekonstriksiyonu hiç başarılı olamamıştır. Bu resim de defalarca yapılmış kopyalardan biridir. Vasari' nin notlarından anladığımız kadarı ile ortadaki kırmızı başlıklı kılıçlı adam Leonardo' nun resminde de mevcut idi. Her ne kadar şaha kalkan atların ve savaşçıların yüz ve beden hareketlerinin dinamizmi Leonardo' nun resim dehasını yansıtsa da boyama ve gölgeleme tekniğinin ona ait olmadığı anlaşılmaktadır (6, 9).