Ana Sayfa
Önsöz
Hayatı
Picasso Konuşuyor Eserleri
Sözlük
Kaynakça

 

SÖZLÜK

Analitik (Çözümsel) Kübizm: Obje ve subjeleri temel geometrik biçimlere indirgeyen ça ğdaş sanat akımı (öe).

Betimleme: Do ğadaki gerçekliğin sanatsal alana aktarılması olayı (öe)

Biçem: Resim eserinde özel sanatsal bir tarz anlam ında kullanılı r (öe).

Çerçeve: Bir resmin en d ışarıda kalan sınırlarıdır. Kimi resimler çerçevenin dışına taşma eğilimi de gösterirler. Her ne kadar bir resmin tamamlanmışlığını çerçeve belirler gibi görünse de bunun böyle olmadığını resimden biraz anlayan kişiler bi lirler (öe)

Deformasyon: Sanat eserindeki biçimleri çarp ıtma. Tarihin ilk zamanlarından itibaren var olan deformasyon çağdaş sanatta vazgeçilmez bir öge haline gelmiştir (öe).

Empati: Bir sanat eseri ile onu alg ılayıp izleyen kişinin duyumsal bütünleşme si (öe)

Empresyonizm: 19. Yüzy ılın ortalarında Paris' te ortaya çıkmıştır. Sanatta nesnelerin durağan yanından çok, geçici izlenimleri, olayların değişkenliğini yakalamaya yönelik genel eğilimdir. Virgül biçiminde kalın fırça darbeleri ile açık ve ayrışık renkleri sistemli bir şekilde kullanarak, güneş ışığı, gölge, sis, kar gibi geçici olayları konu edinmiş ve resim anlayışına köklü bir değişiklik getirmiştir. Bu sanat akımının öncu ressamları Manet, Monet, Sisley, Renoir, Degas, Pissaro' dur.

Figür: Resimde canl ı ve cansız varlıklar için kullanılır.

Galeri: Resim sergilerinin düzenlendi ği mekanlara verilen isim (öe)

Kolaj: Elde bulunan her türlü, bas ılı, çizili ya da fotografik malzemeyi bir yüzey üzerine yeni bir kompozisyon oluşturacak şekilde yapıştırmak.

Koleksiyonculuk: Sanat yap ıtlarını bir ilgi, sanat ve biriktirme ideolojisini de katarak toplama işi (öe)

Kübizm: Geleneksel resim sanat ına indirilen en büyük darbedir. Adı, Kahnweiler galerisinde sergilenen Braque' ın resimleri üzerine Matisse' in yaptığı bir espriden gelir. Kısa bir süre sonra eleştirmen Vauxcelles “Bil Glas” dergisinde “Kübik Resim” sözünü kullanır (mlb) (art).

Bir nesneyi farkl ı ve çok yönlü bakış noktalarından resmetmektir. Doğadaki her şeyi küre, koni, silindir ve küp gibi geometrik biçimlerle yorumlama sorunu ön plandadır, renk ise arka plana atılmıştır (hk) (sezer).

Louvre: Fransa' n ın en tanınmış ulusal müzesi ve sanat galerisi. 1546 yılında kraliyet sarayı olarak inşa edilmiştir. 1793' ten beri müze olarak kullanılmaktadır.

Mask: Yüze tak ılan, herhangi bir imgenin suratı şeklindeki nesne (öe)

Model: Resim için soyunuk veya giyinik olarak poz veren kad ın ya da erkek (öe)

Motif: Bir resmin konu, tema ya da figürleri d ışında kullanılan süsleyici veya dramatik öğelerinden her biri. Bir ressamın, bir desinatörün, gözle görülen gerçeklik içerisinden kendine model olarak seçtiği öğe. Örneğin Cezanne' ın motifi yaşamı boyunca defalarca resimlediği Sainte-Victoria Dağı idi (öe).

Müze: Kültürel ve sanatsal de ğer taşıyan eserleri koruma, inceleme ve insanlık için sergileme amacı ile kullanılan yer (öe)

Nü: Çıplak insanı konu alan resim (hk). Rönesans ile birlikte başlamıştır. Çünkü ortaçağda buna izin verilmezdi. Çıplaklık çağdaş sanatta pornografik bir eksen kazanmıştır (öe).

Perspektif: Üç boyutlu gerçeklikleri iki boyutlu resim düzleminde betimleyerek, üçüncü boyut yan ılsaması yaratmaya çalışan çizim tekniği (öe).

Peyzaj: Manzara resmi (hk)

Plastik Sanatlar: Daha çok heykel kelimesi ile e ş anlamlı kullanılır. Üç boyut lu eserleri konu edinir (öe)

Portre: Bir ki şinin desen, resim, fotoğraf gibi yollarla yapılan tasviri (öe)

Prado: İspanya' nın başkenti Madrid' de bulunan, dünyanın en büyük müzelerinden biri (öe)

Sentezci Kübizm: 1912 y ılından sonra Picasso ve Braque kübik resme gazete küpürleri, kutular, bezler yapıştırınca birleştirici (sentezci) dönemi başlattılar (sezer).

Sürrealizm (Gerçeküstücülük): Bu ak ım kesin bir estetik ortaya koyamamıştır. Sürrealistler resim sanatını düşüncenin işleyişini anlatmanın aracı olarak gördüler. En önemli temsilcileri Salvador Dali, Max Ernst ve Man Ray' dir (öe).

Tuval: Çerçeveye gerilen ve üzerine resim yap ılan pamuk ya da keten cinsinden bez (öe)

Motif: Bir resmin konu, tema ya da figürleri dışında kullanılan süsleyici veya dramatik öğelerinden her biri. Bir ressamın, bir desinatörün, gözle görülen gerçeklik içerisinden kendine model olarak seçtiği öğe. Örneğin Cezanne' ın motifi yaşamı boyunca defalarca resimlediği Sainte-Victoria Dağı idi.